Adnan Bali merak edilenleri yanıtladı: Siyasete girmeyi düşünüyor mu?

İÇİNDEKİLER“Bütün kurumların ülkesine sahip çıkması lazım”“Zorlu dönemler yaşadık ama içinde bulunduğumuz nesnel koşulların getirdiği sıkıntılardı”“İş Bankası, şu an geleneksel bankacılık iş modeli ile meşgul değil”“İş Bankası ile ilgili bir kelime bilgisi, tecrübesi olmayan kişiler, indiriyorlar, kaldırıyorlar, üzülüyoruz”İş Bankası Genel Müdürü Adnan Bali, “Hiçbir zaman siyaset düşünmedim, düşünmeyeceğim. Mizacen de, birikim itibarıyla da bunun gereğini yapabilecek […]

Adnan Bali merak edilenleri yanıtladı: Siyasete girmeyi düşünüyor mu?

“Bütün müesseselerin ülkesine sahip çıkması gerekli” “Zorlu dönemler yaşadık fakat içinde bulunduğumuz nesnel şartların getirdiği sıkıntılardı” “İş Bankası, şu an ananesel bankacılık iş modeli ile meşgul değil” “İş Bankası konusunda bir kelime bilgisi, deneyimi olmayan kişiler, indiriyorlar, kaldırıyorlar, üzülüyoruz” İş Bankası Genel Müdürü Adnan Bali, “Asla politika düşünmedim, düşünmeyeceğim. Mizacen de, birikim itibarıyla da bunun gereğini yapabilecek biri olmadığımı düşünüyorum. Politika de bir kariyer, orası ayrı bir kulvar” diye konuştu. Bali, Genel Müdürlük görevini mart ayı sonlarında yapılacak Genel Heyet tarihi itibarıyla bırakacağını duyurduğu toplantıda gazetecilerin suallerini cevaplarken, bir gün önce kamuoyunda “görevi bırakmak”, “istifa etmek” gibi kelimeler kullanıldığını, bu tabirlerin doğru olmadığını söyledi. 35 sene kaidesi çerçevesinde geçmişte de bunun örneklerinin yaşandığını ifade eden Bali, “Biz bunu evvelce izah ederek bir ilki gerçekleştirmek istedik. Yönetişim kalitesi açısından son güne dek bir belirsizlik yaratmak yerine, belirlilik yaratarak yönetişim kalitesinde iyi bir çıta oluşturalım istemiştik ama bu medyaya değişik şekilde yansıdı, bugün bunları netleştirdik.” dedi. Bali, Genel Müdür teklifi olarak izah ettiği Hakan Aran ile ilgili, “Hakan Bey, Teknolojiden Mesul Genel Müdür Yardımcımız, hem çok deneyimli hem de bankacılığın evrildiği bu yeni sürece ait çok farklı yetkinlikleri olan bir arkadaşımız. Yazılım ve donanım altyapısına hakim, bankanın bu alanda kalbini bilen bir arkadaşımız. Son zamandaki teknoloji ataklarımızın tamamında hisse sahibi” ifadelerini kullandı. Görevde olduğu 10 yıllık süreçte en zorlandığı günün sorulması üzerine Bali, şunları kaydetti: “En kötü günüm, Gezi olaylarının olduğu sırada İş Bankası’nın bütün sistemleri teknolojik bir nedenle gitti, kesintiye uğradı. Öyle bir talihsiz eşit geliş ki, bu vaziyet tam o günlerde oldu. Her şey gitti ve çok da uzun sürdü. Aynı zamanda sosyal medyada, bir grup ‘Biz İş Bankası’nı hack’ledik.’ diyor, diğer bir grup ‘İş Bankası ekonomiyi baltalamak için bilhassa sistemini kapattı’ diyor. Bu sıkıntının içinde sabah 5’e kadar oturduk, bekledik, haberleştik. O vaziyet bu arada bizim teknoloji atağımızın da nedeni oldu. Ben o gün teknolojinin göbeğinde olmamız gerektiğini sıkıntılı bir süreçle öğrenmiş oldum.” İş Bankası’nda bir dönem bitiyor… Yeni Genel Müdür belli oldu Bundan sonraki süreçte politikada olup olmayacağı istikametindeki bir sual üzerine Bali, “İş Bankası İdare Heyeti’nda görev yapmaya devam edeceğim. Asla politika düşünmedim, düşünmeyeceğim. Mizacen de, birikim itibarıyla da bunun gereğini yapabilecek biri olmadığımı düşünüyorum. Politika de bir kariyer, orası ayrı bir kulvar.” diye konuştu. “Bütün müesseselerin ülkesine sahip çıkması gerekli” * Adnan Bali, pandemi sürecinde yaptıkları çalışmalar dolayısıyla bankanın güvenlik görevlilerine verdiği ek fiyatın anımsadılması üzerine, “İkame edemediğimiz, dönüşümlü çalıştıramadığımız tek kadro. Her şubede bir kişi olduğu için o çocuklar riziko alarak çalıştılar. Bunu dikkate almamak profesyonellik olmazdı.” ifadelerini kullandı. Olanağı olan büyük müesseselerin böyle dönemlerde ilave mesuliyet alması gerektiğini vurgulayan Bali, “Bunlar kısa dönem içinde bakıldığında gider gibi görülmemeli, bunlar geleceğe yatırım… Giderek itibar tecrübe et şey böyle birikiyor, itibar kazanmak kolay değil. Kar kazanabilirsiniz fakat itibar öyle bir bilanço döneminde ele geçirilecek bir şey değil. Bütün müesseselerin böyle bakması ve ülkesine sahip çıkması gerekli. Ülkesinin zor vakitlerinde, kendi olanaklarını kazandığı ülkeye geri verebilmesi gerekli, zorda olanları deşarj olması gerekli. Biz hep bu anlayışla çalıştık ve bunun ticari tarafına bakmadık. Örneğin biz bir takım natürel afetlerin hemen arkasından o yöredeki bütün müşterilerimizin alacaklarını erteleme veyahut silme gibi kararları 1-1,5 dakikada veriyoruz. Bütün müesseseler da böyle davranmalı. Bir tane ülkemiz var, başka bir şeyimiz yok, yazgımız burada.” şeklinde konuştu. “Zorlu dönemler yaşadık fakat içinde bulunduğumuz nesnel şartların getirdiği sıkıntılardı” * İş Bankası Genel Müdürü Bali, görevde olduğu müddet içinde politik otorite, ekonomi idaresi gibi müessese ve kuruluşlarla rastgele bir sıkıntı yaşayıp yaşamadığı veyahut en zorlu sürecin hangisi olduğu istikametindeki sual üzerine, şunları kaydetti: “Belli bir sıkıntılı politik süreç yaşamanın özel olarak sebebi şu; ailede de, ticari müessesede da, işletmede de, ülkede de böyledir, işler iyi gitmediği vakit ilişkiler iyi olmaz, işler iyi gittiği vakit birbirinizden hoşlanmasanız da bir sempati ortamı oluşabilir. Sıkıntı yaşadığımız dönemleri, işlerin iyi gitmemesine bağlıyorum. İşlerin iyiye gitmeye başladığı andan itibaren moraller farklılaşır. Sözgelimi, son zamanda normalleşme adımları atıldıkça, riziko priminin aşağı doğru gelmesi, TL’nin biraz kayıplarını geri alabilmesi, ülke dışından bir miktar yabancı anaparanın kısa vadeli de olsa ülkeye girme eğilimi taşıması gibi hadiseleri düşündüğünüzde karşılıklı ilişkiler artıyor. Zorlu dönemler yaşadık fakat içinde bulunduğumuz nesnel şartların getirdiği sıkıntılardı bunlar. Kişisel boyutu olamaz, yok da zati. Bizim işimizi yaparken, işin etiği ve tekniğinden başka rastgele bir emelimiz da, kısıtımız da yok.” Pandemi döneminde Türk bankacılık sisteminin iyi bir imtihan verdigini, teknolojik altyapısının gelişkinliğini gösterdiğini aktaran Bali, “Ödemeler, ötelemeler, toplumun dara düşen kesimlerine rahatlık sağlamak açısından da iyi imtihan verdi.” diye konuştu. “İş Bankası, şu an ananesel bankacılık iş modeli ile meşgul değil” * Hakan Aran’ın, Teknolojiden Mesul Genel Müdür Yardımcılığı’ndan gelmesi ve onun da ODTÜ’lü olması konusundaki değerlendirmesinin sorulması üzerine Bali, yeni dönemde teknolojinin ehemmiyetine işaret ederek, Hakan Aran’ın, bankacılığın üzerine teknoloji bilen bir profil olduğunu, bunun iyi sonuçlar doğuracağına olan inancını ifade etti. Bali, İş Bankası’nın, şu an ananesel bankacılık iş modeli ile meşgul olmadığını belirterek, “Şube bankacılığı, yüz yüze bankacılık da elbette bizim için ehemmiyetli ama İş Bankası, şu an yalnızca bununla hudutlu olmayan bir gelecek için çalışıyor. Bir ödeme şirketi satın aldık, o şirket bütün sistemin içine entegre edilecek. Bambaşka bir geleceğe doğru dönüşüm gayretleri içindeyiz.” dedi. “İş Bankası ile alakalı bir kelime bilgisi, deneyimi olmayan kişiler, indiriyorlar, kaldırıyorlar, üzülüyoruz” * Adnan Bali, CHP’ye ait İş Bankası paylarının Hazine’ye devrinin gündeme gelmesi ile alakalı görüşlerinin sorulması üzerine, şu değerlendirmelerde bulundu: “Çok tartışmalı olan ve gündeme sık sık gelen bir konu. Siyasi gündem konusu olmaya müsait bir konu olduğu için de sık sık gündeme geliyor. CHP’nin temsil hakkı olan yüzde 28 civarındaki pay Atatürk paylarıdır, temsil CHP ile yapılmakla beraber bu parasal bir netice doğurmaz. Bu hisselere karşılık gelen temettü eşit şekilde Türk Tarih ve Türk Dil Kurumlarına tahsis ediliyor. Bir bankadaki bir temsilin şu ya da bu şekilde yapılıyor olması, farklı farklı nedenlerle, farklı farklı görüşlerle ileri sürülebilir, ona bir şey demiyorum ama bizim iş yapma biçimimiz üzerinde bir tesiri yoktur. O yüzden bu konuda kamuoyunda, İş Bankalılarda hiçbir kaygı, kaygı olmamalı.” Bali, hisse devri tartışmalarında kendisini nasıl hissettiğinin sorulması üzerine de, “Haneye gidiyorsunuz, oturuyorsunuz, İş Bankası ile alakalı bir kelime bilgisi, deneyimi olmayan kişiler TV’de konuşuyorlar. Biz bankayı onlardan duyuyor, dinliyoruz. Telefonla bağlanıp yanlışları düzelten bir banka değiliz, dinliyoruz. ‘Madem bu şehvetli konudan yeterince hoşlanıyor, devam etsin, biz topa girmeyelim’ diyoruz, kendiliğinden diniyor ondan sonra. Ama o sırada üzülüp sıkılıyoruz.” ifadelerini kullandı.